23 Temmuz 2014 Çarşamba

GEZDİM - GÖRDÜM - YAZDIM-----BALTIK ÜLKELERİ BAŞKENTLERİ 3

   26.06.2014 Perşembe günü saat 07:00 civarında gemimiz Petersburg limanına demir attı.  06:00'da kalkıp kahvaltıdan sonra 07:00'de tiyatroda buluşacaktık. Saat farkından dolayı gezi boyunca saatlerimizi bir ileri bir geri aldık. Geminin herhangi bir yerinde de bir saat olmadığı için şu an saat kaç tartışmasını hep yaptık.

   Saati bilemediğimizden 06:00 zannederek, 05:00'de kalktık. Kahvaltı salonu açılmamıştı ama yinede saat konusunda uyanmadık. Neyse bir saat bekledikten sonra günün programı başladı. 
Danimarka'da ve Finlandiya'da gemiden inerken pasaport göstermek gerekmemişti. Petersburg'da limana inerken pasaport kontrolünden geçtik.


   Şehri gezmeye başladık. Rus rehberimiz bize şehrin 86 nehir ve kanaldan oluştuğunu, 42 ada üzerine, Büyük Peter tarafından, Baltık denizine sahip olmak için kurulduğunu, Rusya'nın 2. büyük şehri olduğunu, Petro'nun  anlattı. Toplu konut alanlarından geçerken her semtin mimarisinin değişik olduğunu gördük. Yapıldığı dönemdeki devlet başkanının adı ile anılan semtler aynı zamanda o dönemin ekonomik koşullarını da gösteriyor.

   İlk durağımız St. Isaac Katedrali oldu.Hafif yağmurun altında katedralin dışından fotoğraflar çektik. 2. Dünya savaşı sırasında top mermileri ile yaralan sütunları gördük.





 

   Sonra şehri gezmeye devam ettik. Turistik eşyalar satan bir dükkanda durduk. 



   Biz paşa paşa magnet vs. gibi ufak tefek şeyler alıp, otobüse döndük. Baktık arkadaşlar çok neşeli, gülüyorlar. Ne oldu diye sorduk. Votka tattırıyorlarmış. Bizimkilerde 3-4 yuvarlamışlar. Hemen eşim de koşup, 1-2 tanede o yuvarladı.
Neyse bana da getirdiği için kızmadım.
  
   Voskresenia Khristova Kilisesi (Yeniden Diriliş Kilisesi) önünde köprü üzerinde durup fotoğraf çektik. Hafif yağmur devam ediyordu. Rehberimiz tüm evlenenlerin gelip burada fotoğraf çektirdiğini anlattı.


   Otobüsle 1 saat kadar mesafede olan Peterhoff Sarayına gittik. Tur programında sadece bu güzel sarayın, güzel bahçesi vardı. Babam içini niye gezmiyoruz diye çok kızdı. Daha önceki gelişinde sarayın içini de gezdirmişler.

   1000 hektardan fazla bir arazi üzerine İsveç galibiyetinden sonra inşaa edilen bu muhteşem yapı, Paris'teki Versailles Sarayı'nın kopyası olarak, bizim Deli Pedro adıyla bildiğimiz Büyük Peter tarafından yaptırılmış. 














   Yazlık saraydan Petersburg'a geri dönünce öğle yemeği ve biraz gezmek için serbest zamanımız vardı.




   Petersburg'da yiye yiye ne yedik biliyor musunuz? Suşi...Hem de nefisti. Sıra Hermitage Müzesine geldi. 3.000.000 dan fazla sanat eserini barındıran bu kocaman müze, birkaç saatte gezilebilecek bir yer değil. Kısa bir tur atıp çıktık.




 


   Hermitage Müzesinden çıktığımızda hepimiz çok yorgunduk. Gemimize döndük. 

   27.06.2014 Cuma günü tüm gün denizde geçti. Kiel'e doğru yol aldık. Ertesi sabah çok erken kalkıp, gemiyi terk etmek gerektiğinden bavullarımızı hazırlayıp, bize verilen etiketleri yapıştırıp, oda kapılarımızın önüne koyduk. Gemi personeli bavullarımızı alıp, Kiel'e vardığımızda limana indirdiler.

Gemideki son günümüz ile ilgili bir kaç fotoğraf ....
           
Türk garsonumuz Furkan























Hiç yorum yok:

Yorum Gönder