24 Temmuz 2014 Perşembe

GEZDİM - GÖRDÜM -DÖNDÜM -----AYNI TAS AYNI HAMAM

28.06.2014 Cumartesi günü gemimiz sabah erken Kiel'e yanaştı. Bavullarımız indirildi. 




Pasaport kontrolünden sonra Kiel'de 2-3 saat gezme fırsatımız oldu.





Gezi bitiyor diye oğlum çok üzgün




    Kiel'de gezerken şiddetli bir yağmur başladı. Bir süre bir hamburgercide bekledik. Yağmur dinmeyince bir şemsiye alalım, limana dönelim dedik. Şemsiye aldık, dükkandan çıkarken yağmur kesildi. 


   Limanda bekleyen otobüsümüze binip, Hamburg'a döndük. Oradan da Türk Hava Yollarının "Van" uçağı ile yurdumuza...



   Türk Hava Yollarını çok beğendim. Yemekler çok güzeldi.



   Çok güzel bir geziydi. Yurt dışına çıkınca insanın bakış açısı kesinlikle değişiyor, genişliyor. Ha bu iyi bir şey mi?



   Görmeyip, "biz aslanız, dünyanın ...inci ülkesiyiz" diye mutlu mutlu devam etseydik, daha mı iyi oldu?   Bilmiyorum...

23 Temmuz 2014 Çarşamba

GEZDİM - GÖRDÜM - YAZDIM-----BALTIK ÜLKELERİ BAŞKENTLERİ 3

   26.06.2014 Perşembe günü saat 07:00 civarında gemimiz Petersburg limanına demir attı.  06:00'da kalkıp kahvaltıdan sonra 07:00'de tiyatroda buluşacaktık. Saat farkından dolayı gezi boyunca saatlerimizi bir ileri bir geri aldık. Geminin herhangi bir yerinde de bir saat olmadığı için şu an saat kaç tartışmasını hep yaptık.

   Saati bilemediğimizden 06:00 zannederek, 05:00'de kalktık. Kahvaltı salonu açılmamıştı ama yinede saat konusunda uyanmadık. Neyse bir saat bekledikten sonra günün programı başladı. 
Danimarka'da ve Finlandiya'da gemiden inerken pasaport göstermek gerekmemişti. Petersburg'da limana inerken pasaport kontrolünden geçtik.


   Şehri gezmeye başladık. Rus rehberimiz bize şehrin 86 nehir ve kanaldan oluştuğunu, 42 ada üzerine, Büyük Peter tarafından, Baltık denizine sahip olmak için kurulduğunu, Rusya'nın 2. büyük şehri olduğunu, Petro'nun  anlattı. Toplu konut alanlarından geçerken her semtin mimarisinin değişik olduğunu gördük. Yapıldığı dönemdeki devlet başkanının adı ile anılan semtler aynı zamanda o dönemin ekonomik koşullarını da gösteriyor.

   İlk durağımız St. Isaac Katedrali oldu.Hafif yağmurun altında katedralin dışından fotoğraflar çektik. 2. Dünya savaşı sırasında top mermileri ile yaralan sütunları gördük.





 

   Sonra şehri gezmeye devam ettik. Turistik eşyalar satan bir dükkanda durduk. 



   Biz paşa paşa magnet vs. gibi ufak tefek şeyler alıp, otobüse döndük. Baktık arkadaşlar çok neşeli, gülüyorlar. Ne oldu diye sorduk. Votka tattırıyorlarmış. Bizimkilerde 3-4 yuvarlamışlar. Hemen eşim de koşup, 1-2 tanede o yuvarladı.
Neyse bana da getirdiği için kızmadım.
  
   Voskresenia Khristova Kilisesi (Yeniden Diriliş Kilisesi) önünde köprü üzerinde durup fotoğraf çektik. Hafif yağmur devam ediyordu. Rehberimiz tüm evlenenlerin gelip burada fotoğraf çektirdiğini anlattı.


   Otobüsle 1 saat kadar mesafede olan Peterhoff Sarayına gittik. Tur programında sadece bu güzel sarayın, güzel bahçesi vardı. Babam içini niye gezmiyoruz diye çok kızdı. Daha önceki gelişinde sarayın içini de gezdirmişler.

   1000 hektardan fazla bir arazi üzerine İsveç galibiyetinden sonra inşaa edilen bu muhteşem yapı, Paris'teki Versailles Sarayı'nın kopyası olarak, bizim Deli Pedro adıyla bildiğimiz Büyük Peter tarafından yaptırılmış. 














   Yazlık saraydan Petersburg'a geri dönünce öğle yemeği ve biraz gezmek için serbest zamanımız vardı.




   Petersburg'da yiye yiye ne yedik biliyor musunuz? Suşi...Hem de nefisti. Sıra Hermitage Müzesine geldi. 3.000.000 dan fazla sanat eserini barındıran bu kocaman müze, birkaç saatte gezilebilecek bir yer değil. Kısa bir tur atıp çıktık.




 


   Hermitage Müzesinden çıktığımızda hepimiz çok yorgunduk. Gemimize döndük. 

   27.06.2014 Cuma günü tüm gün denizde geçti. Kiel'e doğru yol aldık. Ertesi sabah çok erken kalkıp, gemiyi terk etmek gerektiğinden bavullarımızı hazırlayıp, bize verilen etiketleri yapıştırıp, oda kapılarımızın önüne koyduk. Gemi personeli bavullarımızı alıp, Kiel'e vardığımızda limana indirdiler.

Gemideki son günümüz ile ilgili bir kaç fotoğraf ....
           
Türk garsonumuz Furkan























21 Temmuz 2014 Pazartesi

GEZDİM - GÖRDÜM - YAZDIM ------BALTIK ÜLKELERİ BAŞKENTLERİ 2


   23.06.2014 Pazartesi günü saat 14:00 civarında gemimiz Polonya'nın Gdynia kentinin limanına yanaşacaktı. 13:45'de tiyatroda olmamız, otobüs biletleri ve yaka etiketlerini alarak, şehre inmemiz beklenmekteydi.

   Ancak hava rüzgarlı ve yağmurluydu. Denizde dalgalıydı. (Yani yan yattı, çamura battı gibi sebeplerle) gemimiz limana yanaşamadı. Sonradan bize anlatıldığına göre geminin altında denizin içinde, gemi hareket ederken açılan, limana girince kapatılan kanatlar varmış. Liman çok darmış, bizim kanatları da kapatınca geminin yan yatma tehlikesi oluşuyormuş, kaptan onu göze alamamış.

     Program iptal olunca gemimiz yavaş yavaş Helsinki'ye doğru yola çıktı. O günü gemide geçirdik. Ailecek oyun salonuna gittik. Çift deste oyun kağıdı ile eş bulmaca oynadık. Oğluma amerikano oyununu öğrettik ve bir el amerikano oynadık.

   Akşam tiyatrodaki gösteriyi izledik. Her akşam ayrı bir gösteri, 2 kez oynanıyor. Çok büyük bir tiyatro salonu var. Büyük ve son derece yetenekli sanatçılar rol alıyorlar.

   24.06.2014 Salı günü gezi programına göre tam gün denizde geçireceğimiz bir gündü. Geminin 5. katında bulunan Spa salonunda jakuzinin olduğunu keşfettik.  Üç adet jakuzi cam kenarına dizilmiş. İsteyen bir saatliğine girebiliyor. Ailecek jakuziye girdik. Çok zevkli bir saatti.

    Akşam kaptanın kokteyli olduğu bildirildi. Giyindik, kuşandık, kaptanın davetine gittik. Dans müziği eşliğinde yolculardan dans bilirler, dans ettiler. Seyretmesi çok keyifliydi.
    
    Yemekten sonra tiyatroda kaptan ve mürettebatı ile tanıştık. Bu güzel gezi için teşekkür ettik.

   25.06.2014 Çarşamba günü sabah 07:00 civarında gemimiz Finlandiya'nın başkenti Helsinki'nin limanına yanaştı.
    
   Saat 08:00'de tiyatroda buluşup, artık alıştığımız gibi, biletlerimizi ve etiketlerimizi aldık. Limanda bekleyen otobüsümüzle şehir gezisine başladık. Baba tarafından Türk, anne tarafından Finli olan rehberimiz Berna bize kenti, Finlilerin yaşayış ve düşünüş tarzını anlattı, şehri gezdirdi. Eğitim ve sağlık ücretsizmiş. Başka şehirde okumak gerekiyorsa, devlet öğrencinin kirasını ödüyor ve burs veriyormuş.Dil öğrenimine çok önem veriliyormuş. Fince'nin yanında İsveççe öğrenmek zorunluymuş. Trafik cezaları, kişinin gelirine göre ayarlanıyormuş. Ayı, ren geyiği, alg (büyük boynuzlu geyik) ve somon yerlermiş.
     
 





   1952 yılında yaz olimpiyatları Helsinki'de yapılmış. Yukarıda fotoğrafta olimpiyat stadı ve Finlilerin çok gurur duyduğu uzun mesafe koşucusu Finli atletin heykeli var.

   İlk olarak taş kilise veya kaya kilise diye anılan yapıyı ziyaret ettik. Fince adı ile Temppeliaukio Kilisesi, Finlandiya mimarisinin en iyi örneklerinden biriymiş, sert kaya içerisinde oyularak yapılmış olan kilise, Timo ve Tuomo Soumalainen adlı iki kardeş mimar tarafından inşa edilmiş bir Lutheran Kilisesiymiş.









   Daha sonra Finli besteci Sibelius adına dikilen heykeli ve anıtı görmeye gittik.











    Kırmızı tuğlalı Ortodoks Uspenski Katedrali önünde tam kadro poz veriyoruz. Dünya güzellerinin beşi bir yerde...


   Tur programındaki gezilecek yerler bitince "İsteyenler gemiye dönsün, istemeyenler 2-3 saatlik bir süre için şehirde kalsın. Son servis otobüsü 15:30'da Senato Meydanından kalkacak, gemi de 16:00 da denize açılacak" dedi rehberimiz. Annem ve babam gemiye döndüler.

   Eşim, oğlum, ben ve rehberimiz Fahriye Hanım birlikte gezmeye karar verdik. 


Deniz kenarında kurulan pazar yerini gezmeye gittik. Meyveler, sebzeler, çiçekler ve turistik eşyalar satılıyordu.


 Finlandiya'ya özgü yemeklerin olduğu çadırların birinde yemek yedik. Geyik etinden yapılmış köfte, gümüş balığına benzer küçük  bir balığın kızartması, kalamar tava ve nefis bir somon çorbası yedik.  Hepsi de çok güzeldi, porsiyonlarda çok büyüktü.
   

   
Pazar yerinde ve sonradan ihtiyaçlarımız için gittiğimiz Belediye binasında 2 adet Türk gördük. Finlandiya'da toplam 8.000 Türk'ün yaşadığını öğrendik.
  

  Alışverişe dalınca otobüs saatini kaçırdık ve taksi ile gemimize döndük.
  

  
Gemimiz saat 16:00 gibi Helsinki'den ayrıldı. İrili ufaklı bir sürü adanın yanından geçerek Petersburg'a doğru   ilerledik.