1 Ekim 2014 Çarşamba

KİTAPLARIM - ALDATMAK

              


          Mağaralarda yaşayan atalarımızdan bize kalan miras olmalı bu: Topluluklar birbirini korur, yalnız kalanlar kurda kuşa yem olur.
        Topluluk halinde yaşasak da her şeyi, örneğin saçlarımızın dökülmesini ya da hücrelerimizin tümöre dönüşmesini, kontrol etmemizin mümkün olmadığının farkındayızdır.
        Ama hissettiğimiz sahte güven duygusu bunu unutmamızı sağlar. Hayatımızı çevreleyen duvarları ne kadar net görebilirsek o kadar  iyidir. Her şey bir psikolojik sınırlamadan ibaret olsa da, ölümün izin istemeden kapımızı çaldığını kalbimizin derinliklerinde bilsek de her şey kontrolümüz altındaymış gibi davranmak işimize gelir. (104)
      Sevgi bir duygudan ibaret değildir, bir sanattır. Sanatta olduğu gibi sevgide de ilham yetmez, emek vermeden olmaz. (199)
      Bu güzel kitaba sabah başladım. Akşam üzeri bitti. Zevkle okudum. Boğazımda bir yumruk, bir de soru işareti kaldı.
      Ahmet Altan'ın aynı isimli kitabı gibiydi. Değişik bir versiyonu. Benzer öğeler çoktu. Tabi ki Paulo Coelho'nun Ahmet Altan'ın kitabının konusunu çaldığını iddia etmeyeceğim. Muhtemelen okumamıştır.
      Her iki kitapta da zengin, hayatta her istediğine kolayca sahip olmuş, evliliklerinde mutlu bir kadın var. Bu kadınlar bir gün hayatlarında hiç riskin ve heyecanın olmadığını fark ediyorlar. Eşlerini sevdikleri halde bir boşluk hissediyorlar. İmkansız bir aşka hızla ve tutkuyla yelken açıyorlar. 
    Ahmet Altan'ın kitabını okuyalı uzun yıllar oldu. Sonunu hatırlamıyorum. Galiba ilişkileri bitiyor ve sonunda kadın kocasına dönüyor ve kocası onu orada bekliyordu. Coelho'nun kitabı da aynı şekilde noktalandı. Yine de zevkli bir gün geçirdim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder