

Bu yıl, ilk defa
İzlandalı bir yazarın iki kitabını birden okudum. “Sesler” ve “Sular
Çekildiğinde” adlı iki eseri dilimize çevrilmiş olan Arnaldur Indridason, 1961’de İzlanda’nın başkenti Reykjavík’te doğmuş.
Üniversitede tarih okuyan Indridason, gazetecilik ve film eleştirmenliği yapmış.
Polisiye Yazarları Birliği “Altın Hançer” Ödülü’nün sahibi olan Indridason’un
kitapları 21 dile çevrilerek 26 ülkede yayımlanmış, 8 milyonun üzerinde satmış.
Indridason The Guardian gazetesi tarafından 2011 yılında Avrupa’nın en iyi
polisiye yazarları listesinde 1 numarada gösterilmiş.
Okuduğum her iki
kitapta da yazar, aynı karakterleri kullanmış. Olaylar Reykjavik’te geçiyor. Reykjavík Cinayet
Masası'ndan dedektif Erlendur ve yardımcıları Elínborg ile Sigurdur Óli
cinayetleri çözmeye çalışıyorlar.
Dedektif Erlendur, biri
kız, diğeri erkek iki çocuk babası, boşanmış, yalnız yaşayan, kayıp insanların
öykülerine meraklı bir adam. İki çocuğu da uyuşturucu kullanıyor. Onları
kurtarmaya çalışmış ama başaramamış. Yardımcısı Elinborg ise yemek kitapları yazan
bir polis.
Bu iki kitap, olaylar değil ama karakterler açısından birbirinin devamı gibi.
İlk okuduğum “Sesler” adlı kitapta ekibimiz,
Reykjavik’te bir otelde, Noel Baba kılığında ölü bulunan otelin güvenlik
görevlisinin katilini bulmaya çalışırlar.
İkinci kitap “Sular
Çekildiğinde” de ise, Reykjavík’teki Kleifarvatn Gölü'nün suyu çekilince, gölün dibinde epey bir süredir yatmakta olan ve kafasında delik olan bir iskelet
açığa çıkar.İskeletin boynunda Rus yapımı bir dinleme cihazı vardır. Ekibimiz bu iskeletin kime ait olduğunu ve katilini bulmaya çalışırlar.
Kurbanın hikâyesi
onları Soğuk Savaş yıllarına kadar uzanan büyük bir aşk ve ihanet öyküsüne
götürür.
Filmin sonunda adam ölüyor gibi oldu ama neyse. İki kitapta bence okunabilir, okurken zevkli saatler geçirilebilir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder