Maşallah kimse nazar değdirmesin bu günlerde güzel okuyorum.
Murakami çok sevdiğim ve bu ana kadar tüm eserlerini okuduğum bir yazar. Bu
kitap yazarın ilk kitabı. Çok sevmedim. Güzeldi ama okumasa da olurdu. Yalnız
kitabın sonunda nasıl yazar olduğuna dair bir kısım vardı ki, orası için kitap
alınır ve okunmalıdır. Tavsiyem bu yönde. Kitaptan,
Ortaya çıkan şeyi okuduğumda hiç mi hiç etkilenmemiştim.
Kitabım bir romanda olması gereken şeylere sahipti ama sıkıcıydı ve hoşuma
gitmemişti. Eğer yazar bile bu şekilde hissediyorsa, okurun tepkisi muhtemelen
daha olumsuz olacaktır.
“Karmakarışık, bilgece bir şeyler yazmaya çalışmayı bırak”
dedim kendi kendime. ‘Roman’ ve ‘Edebiyat’ hakkındaki tüm yerleşik
düşüncelerini unutup duygu ve düşüncelerini sana geldiği haliyle kaydet,
özgürce, canın nasıl istiyorsa öyle”
Dil sade olmalıydı, düşüncelerim anlaşılması kolay bir
şekilde ifade edilmeliydi, betimlemeler konu dışı fazlalıklardan arındırılmalı,
tarzı belirginleştirilmeli ve her şey sınırlı büyüklükteki kaba sığmalıydı.
Dilin olanaklarını hayal edebildikleri her ölçüde
deneyimlemek, yazarların doğal hakkıdır – eğer bu maceracı ruh olmasaydı yeni
bir şey üretilemezdi.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder