Kahramanımız akıl hastanesinde yaşayan 23
numaralı bir hastadır ve bulduğu herkese öyküsünü anlatmaktadır. Bir gün dağa
tırmanmak için sisli bir havada yola çıkmıştır. Ormanda tesadüfen bir kappa ile
karşılaşır ve onu kovalamaya başlar. Tam yakalayacağı sırada derin bir çukura
yuvarlanır ve bayılır. Kendine gelip gözlerini açtığında Kappalar ülkesindedir
hastadırir. Özel bir yasayla kendisine vatandaşlık hakkı verilir. Kappa dilini
öğrenir ve orada yaşamaya başlar.
Kappalar Ülkesi'ndeki pek çok gelenek
insanların dünyasından farklıdır…
Kappa, Japonca sözlüklerdeki tanımına göre bu ülkenin nehirlerinde yaşayan, el
ve ayakları perdeli, kafalarının üst kısmı tabak gibi düz, hayali varlıklardır.
Akutagava 1927 yılında yazdığı bu
hikâyesinde, idealindeki dünya ile gerçek dünya arasındaki farkı hicve
başvurarak anlatır. Değinmediği siyasal, toplumsal ve psikolojik sorun yok
gibidir. Yapıtta toplumsal değerlerin göreceli oluşu, savaşın anlamsızlığı,
kapitalizmin acımasızlığı, ekonomik sömürü, işçi kıyımları, kadın-erkek
ilişkilerinin çarpıklığı, sanatçıların kibri, aydınların yalnızlığı,
sansürlerin saçmalığı, ailevi ilişkilerdeki duygusal sömürü dile getirilmekte;
din, edebiyat, parapsikoloji, basın-yayın gibi pek çok konu birbiri ardınca
ilginç olaylar silsilesi içinde ele alınmaktadır.
Kitaptaki karakterler : Dr. Çakk, balıkçı Bagg, Patron Gerr, öğrenci
Rapp, Şair Tokk, Filozof Magg, müzik dehası Krabak, yargıç Pepp, politikacı Roppe,
müzisyen Rokk,
Kappalar çıplak geziyorlar, giyinmiyorlar.
Doğacak çocuklara bu dünyaya gelmek isteyip
istemedikleri soruluyor.
Sanatçılardan oluşan bir Üstkappalar Kulübü
var. Sanatı sanat için yapıyorlar.
Dişi kappalar, erkek kappaları kovalıyor. Cinsel
tacizde bulunuyorlar.
Resim, edebiyat gibi sanat eserleri herkesin
gözü önünde yapıldığı için ve neyi anlattıkları belli olduğu için yasaklanamaz.
Ama müziğin neyi anlattığı belli olmadığı için yasaklanabilir.
Dev makinalar üretiyorlar. Üretim makinalarca
yapılıyor. Kappalar işsiz kalıyor. İşsiz kappalar kıyma yapılıyor. "Bu ay çok
işten atılan var. Et çok ucuz." İşçi kıyım yasası.
Kuoraks Partisinin ilkesi “her şey kappaların
çıkarı için” ve “en iyi politika dürüstlüktür”. Parti lideri Ropp’un
söyledikleri yalan, herkes Ropp’un yalan söylediğini bildiği için onu dürüst
buluyorlar.
Kappaların adeti, birinin çıkarını düşünmeden
evvel, kendi çıkarını düşün.
Yaptığın kötülüğü kendi dilinle itiraf
edersen, yaptığın kötülükler kendiliğinden zail olur. (yok olur)
Krabak’ın evinde Türk işi sedir var.
Kappalarda idam cezası, kappaya işlediği
suçun cinsini ilanen duyurmak. Sinir sistemleri insanlardan duyarlı olduğu
için suçu söylendiğinde kafayı bozup kendiliğinden ölüyorlar.
Kappalarda tüm dinlere inananlar var ama en
yaygın din “Yerim-Diriman” yerim, içerim, diriyim her an.
Tapınaktaki sunağın üzerinde Hayat Ağacı var.
Sarı meyveler iyiliği, yeşil meyveler ise kötülüğün meyvesi.
Yerim-diriman dinine göre ilk dişi kappa
yaratıldı. Sonra beyninden bir parça alınarak erkek yaratıldı.
Kaderimizi belirleyen şey, inançlarımız,
ortam ve tesadüflerdir.
77 sayfalık bu kitap, akıcı, kolay okunuyor. Tavsiye ederim.