Buket Uzuner’in “Uyumsuz Defne Kaman’ın Maceraları SU” adlı kitabını
çıktığı günlerde hemen alıp okumuştum. Su gibi akıp giden bir romandı. Serinin
ikinci kitabı TOPRAK çıkınca aldım ama hemen okumadım.
Bir gün Bursa’daki en sevdiğim kitapçım olan “Ezgi Kitabevi” nin
sahibi Edibe, Buket Uzuner’i konuşmacı olarak çağıracaklarını, sonbaharda bir
imza günü olacağını söyledi. Hemen
okuma listemin başına aldım.
Okuduğunuz, saatlerinizi paylaştığınız bir yazarı görmek, kitabını
yazarken hissettiklerini, düşüncelerini, yaptığı çalışmaları dinlemek büyük bir
zevk oluyor.
TOPRAK’ı da zevkle okudum. Beğendiğim yerleri alıntıladım.
İnsanların, çocukluk yıllarının geçtiği coğrafyaya
duydukları duygusal bağ ve
aidiyet hissi yerçekimi gibidir. ..17
Biz farkına varmasak da her fırtınayı hazırlayan tabiat şartları mutlaka önceden birikmiştir. Fırtına bir sonuçtur. Akıl, fırtına toplanırken onu görmek ve tedbir almak için bize verilmiş bir armağandır…20
Gündüzün başkarakteri güneş sahneden çekilirken, kuliste son hazırlıklarını saatler önce yapmış olan ay ile yıldızlar sahnedeki yerlerini almaya başlarlar. ..24
İnsan, çok güvendiği için sırtını döndüğü eşi-dostu ve/ya adına kader
demeyi tercih ettiği hayat tarafından ilk kez sırtından vurulduğunda, yere
düşene kadar yaralandığına inanmaz. Zaten bu “sırttan vurulma” denen felaket de
öyle aniden gerçekleşmez. Kötülük, geleceğine dair bazı işaretler vermeye çok
önce başlar. Ama insan beyni, özellikle sevdiklerimiz, duygularımızla
değerlendirdiğimiz yakınlarımızın ihanetini hafifleterek aktarır bize…28
Önce düşünün sonra araştırın, düşünmeden fikir sahibi olamazsınız.
Eğer fikriniz yoksa fikri olanlar gelir sizi yönetir… 32
Gençken, okulda veya mahallede ya da ailede veya kitaplarda iyi bir yol göstericiye rastlamak, hayattaki en önemli mucizelerden biridir. ..34
Başkasını mutlu etmenin, kişiye ‘’insanlığının farkına varma hazzı’’ verdiğini ve bunun da mutluluk hormonu salgılayan beynin mucizesi olduğunu anlamak, hayatı anlamlı kılar. ..38
Yetişkinlerin çoğu kez unuttuğu şey, dünyanın kendi anne babasından ibaret olmadığının farkına vardığında çocuğun artık onların beğeni ve onayıyla yetinmeyip, aksine bundan kuşku bile duyabileceğidir. ..40
Bir erkeği babaya dönüştüren, kız çocuklarıdır. Çünkü ancak
bir kız çocuğu büyüten erkek kadınları anlamayı öğrenir. Aslında kadınları
anlamak, dünyayı, doğayı ve hayatı anlamaktır…50
Dünyadaki en büyük şans, kendi değerini anlayabilecek
kapasitede eşe ve dosta denk gelebilmektir.
Dünyanın en büyük yalnızlığı, kendi çağında ve kendi kuşağında
anlaşılamamaktır.. …72
Ey bu kitabı elinde tutan ademoğlu, ey havvakızı şunu iyi bilesin ki TOPRAK kitabını
okuyan göz artık daha güzel bakar,
eskisinin etkisinden kurtulup da bakar, eski düşüncelerinden sıyrılıp yeni bir
gözle bakar. Çünkü TOPRAK kitabı
insanın gözünü kapatan göz perdesini kaldırır.
İnsanın içindeki göz yüzündekinden farklıdır, çünkü o insanın özüdür. Ve gözün perdesi bir kere açıldı mı AŞK dışında başka hiçbir güç onu ölüme kadar kapatamaz…136
İnsanın içindeki göz yüzündekinden farklıdır, çünkü o insanın özüdür. Ve gözün perdesi bir kere açıldı mı AŞK dışında başka hiçbir güç onu ölüme kadar kapatamaz…136
Dünyayı değiştiren zeki ve yeni fikirlerin hiçbiri, kendi
çağının kural ve
inançlarına körü körüne itaat eden UYUMLU çoğunluk arasından çıkmadı.
Doğruluğuna inanılan fikirleri sorgulayıp, ötesini merak eden milletler
dünyanın beyin gücüdür, diğerleriyse tarih boyunca hiç istinasız onları taşıyan
beden olmuştur…169
Hayat, büyük aşklar, büyük zaferler ve büyük acılar değildir.
Hayat tuhaf ve ışık hızında çakıp giden ayrıntılarda sakladığımız hasret ve
kırgınlıklarımızla yüklü bir bohça, bir sırt çantasıdır. İçinde rüyalarımıza
senaryo olacağını bilmeden biriktirdiğimiz hayallerimiz ve arzularımız…268
Lakin bazen hayatımızı değiştirecek olaylar, sadece küçük bir
tercih farkıyla başlar ve sonra olacakları artık kimse durduramaz…275

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder