4 Eylül 2014 Perşembe

KİTAPLARIM - SESLER VE SULAR ÇEKİLDİĞİNDE






       Bu yıl, ilk defa İzlandalı bir yazarın iki kitabını birden okudum. “Sesler” ve “Sular Çekildiğinde” adlı iki eseri dilimize çevrilmiş olan Arnaldur Indridason, 1961’de İzlanda’nın başkenti Reykjavík’te doğmuş. Üniversitede tarih okuyan Indridason, gazetecilik ve film eleştirmenliği yapmış. Polisiye Yazarları Birliği “Altın Hançer” Ödülü’nün sahibi olan Indridason’un kitapları 21 dile çevrilerek 26 ülkede yayımlanmış, 8 milyonun üzerinde satmış. Indridason The Guardian gazetesi tarafından 2011 yılında Avrupa’nın en iyi polisiye yazarları listesinde 1 numarada gösterilmiş. 

Okuduğum her iki kitapta da yazar, aynı karakterleri kullanmış. Olaylar Reykjavik’te geçiyor. Reykjavík Cinayet Masası'ndan dedektif Erlendur ve yardımcıları Elínborg ile Sigurdur Óli cinayetleri çözmeye çalışıyorlar.

Dedektif Erlendur, biri kız, diğeri erkek iki çocuk babası, boşanmış, yalnız yaşayan, kayıp insanların öykülerine meraklı bir adam. İki çocuğu da uyuşturucu kullanıyor. Onları kurtarmaya çalışmış ama başaramamış. Yardımcısı Elinborg ise yemek kitapları yazan bir polis.

Bu iki kitap, olaylar değil ama karakterler açısından birbirinin devamı gibi.

İlk okuduğum “Sesler” adlı kitapta ekibimiz, Reykjavik’te bir otelde, Noel Baba kılığında ölü bulunan otelin güvenlik görevlisinin katilini bulmaya çalışırlar.

İkinci kitap “Sular Çekildiğinde” de ise, Reykjavík’teki Kleifarvatn Gölü'nün suyu çekilince, gölün dibinde epey bir süredir yatmakta olan ve kafasında delik olan bir iskelet açığa çıkar.İskeletin boynunda Rus yapımı bir dinleme cihazı vardır. Ekibimiz bu iskeletin kime ait olduğunu ve katilini bulmaya çalışırlar.

Kurbanın hikâyesi onları Soğuk Savaş yıllarına kadar uzanan büyük bir aşk ve ihanet öyküsüne götürür.

Filmin sonunda adam ölüyor gibi oldu ama neyse. İki kitapta bence okunabilir, okurken zevkli saatler geçirilebilir.