Bundan tam 8 yıl önce babam bir bahçe satın aldı. O güne kadar, çiftçilik adına yaptığım tek uğraş, balkonda çiçek yetiştirmek olmuştu. Çok başarılı da sayılmam. Bir çok çam türü ve bonzai kuruttum. Çiçeklerim fena sayılmaz.
Gelelim 3 dönüm arazi içinde çoğunluğu şeftali ağaçlarından oluşan, farklı meyve türleri de olan bahçemize. Güzel bir ev kondurduk. Kondurduk derken çok kolaymış gibi oldu, öyle sanılmasın.
Ağaçlar kurudukça veya yaşlandıkça yeni fidanlar diktik. Sonuçta pek şeftali kalmadı. Ama her türden bir sürü meyve fidanımız oldu. Hafiften ilaçlamadan, budama ve sürüm vaktinden, hasattan, teklemeden haberimiz oldu.
Çalışan insanlar olduğumuz için tam gün vakit ayıramıyoruz. Bahçemiz evimizin salonu gibi düzgün ve temiz olsun istiyoruz ama orada yaşamadan, tam gün uğraşmadan olmuyor. Neyse olduğu kadar.... Ben yabani otla savaş şubesi başkanıyım. Eşim tesisatla ve teknik konularla ilgilenir. Babam bahçenin sahibi, sponsoru, gece-gündüz düşünücüsü, çözüm üreticisidir. Bir de yardımcımız var. Yardımcımız derken işlerin tümünü yapanı kastediyorum. Ha bir de hırsızımız var. Sağ olsun veya bana ne (olsa da olur, olmasa daha iyi olur) (kişisel gelişimin açısından böyle demek doğru olmaz) 8 yılda bahçemizdeki eve 8-10 kere kadar girip, evi bizden iyi tanıdı, bıraktıklarıyla yetiniyoruz.
Şimdi bahçesi olmayan ama küçük bir bahçem olsa da, domates biber yetiştireyim diye hayal kuranlara sesleniyorum. Arkadaşlar, bu bir emek, sabır ve para işi. Eğer daha önce toprakla uğraşmadıysanız, bir çapa alıp 1,00m x 1,00m. lik bir alanı 40 derece sıcakta bir çapalayın. Oldu mu alın. Olmadı mı, kendinize başka hayal bulun.









Hiç yorum yok:
Yorum Gönder