Mehmet Açar'ı 2000 yılında yayınlanan ilk romanı "Siyah Hatıralar Denizi" ile tanımış ve çok sevmiştim. İkinci romanı "Hayatın Anlamı ya da Akhisarlı Hasan Tütün'ün Maceraları" 2005 yılında çıktığında hemen aldım ve okudum. Güzeldi. Üçüncü romanı "Çok Uzaklarda Bir Yaz"ı aldım ama nedense henüz okumadım. "Kayıp Hasta" dördüncü romanı Mehmet Açar'ın. Kayıp Hasta, çok yoğun çalıştığım şu günlerde bir ilaç gibi geldi. Bir haftada okudum. Çok sevdim. "Siyah Hatıralar Denizi'ndeki gibi metaforlarla yüklü bir roman.
Sevgili Ömer Türkeş'in Kitap Eki'nde şöyle anlatmış bu güzel kitabı.
Mehmet Açar, çok uzun bir aranın ardından yayımladığı yeni romanı “Kayıp Hasta“da belleğini yitirmiş bir adamın acı ve çaresizlik içinde gerçeği arayışını anlatıyor. Önceki romanlarında ve hikayelerinde üzerinde durduğu meseleleri farklı ve ilgi çekici bir hikaye içinde tartışmış Açar. Gelecek zamanda ve bilinmeyen bir mekanda geçen “Kayıp Hasta” zengin metaforlar ve üstü açık/kapalı göndermeler ile günümüze bağlanan çarpıcı bir kara ütopya örneği.
Roman kahramanı Ali Z. gözlerini açtığında kendisini bir hastahanede bulur. Ne üzerinde kimlik belgesi, cüzdan, para, mobil telefon, anahtar ya da başka herhangi bir şey ne de hafızasında buraya neden ve nasıl geldiğine dair bir kayıt vardır. Hastahaneden ayrılmak için yaptığı girişimler ise sonuçsuz kalacaktır. Çünkü burası devletin özel bir önem atfettiği, Sistem adı verilen yapay bir zeka tarafından yönetilen “akıllı” bir hastahanedir.
http://kitapeki.com/akilli-hastahane-ya-da-devletin-akli/#prettyPhoto


