29 Nisan 2017 Cumartesi

KİTAPLARIM - KAYIP HASTA


        Mehmet Açar'ı 2000 yılında yayınlanan ilk romanı "Siyah Hatıralar Denizi" ile tanımış ve çok sevmiştim. İkinci romanı "Hayatın Anlamı ya da Akhisarlı Hasan Tütün'ün Maceraları" 2005 yılında çıktığında hemen aldım ve okudum. Güzeldi. Üçüncü  romanı "Çok Uzaklarda Bir Yaz"ı aldım ama nedense henüz okumadım. "Kayıp Hasta" dördüncü romanı Mehmet Açar'ın.  Kayıp Hasta, çok yoğun çalıştığım şu günlerde bir ilaç gibi geldi. Bir haftada okudum. Çok sevdim. "Siyah Hatıralar Denizi'ndeki gibi metaforlarla yüklü bir roman. 
        Sevgili Ömer Türkeş'in Kitap Eki'nde şöyle anlatmış bu güzel kitabı.
     Mehmet Açar, çok uzun bir aranın ardından yayımladığı yeni romanı “Kayıp Hasta“da belleğini yitirmiş bir adamın acı ve çaresizlik içinde gerçeği arayışını anlatıyor. Önceki romanlarında ve hikayelerinde üzerinde durduğu meseleleri farklı ve ilgi çekici bir hikaye içinde tartışmış Açar. Gelecek zamanda ve bilinmeyen bir mekanda geçen “Kayıp Hasta” zengin metaforlar ve üstü açık/kapalı göndermeler ile günümüze bağlanan çarpıcı bir kara ütopya örneği.
 Roman kahramanı Ali Z. gözlerini açtığında kendisini bir hastahanede bulur. Ne üzerinde kimlik belgesi, cüzdan, para, mobil telefon, anahtar ya da başka herhangi bir şey ne de hafızasında buraya neden ve nasıl geldiğine dair bir kayıt vardır. Hastahaneden ayrılmak için yaptığı girişimler ise sonuçsuz kalacaktır. Çünkü burası devletin özel bir önem atfettiği, Sistem adı verilen yapay bir zeka tarafından yönetilen “akıllı” bir hastahanedir.

http://kitapeki.com/akilli-hastahane-ya-da-devletin-akli/#prettyPhoto



22 Nisan 2017 Cumartesi

ŞİFA VEREN DÜŞÜNCELER



1-HAK EDİYORUM

Ben hayatımda mutluluğu, bolluğu, sevgiyi ve sağlıklı olmayı hak ediyorum.

2-KABUL EDİYORUM

Zor durumlardan dersler çıkarmayı, öğrenmeyi ve bunlara takılıp kalmamayı kabul ediyorum.

3-İZİN VERİYORUM

Güzelliklere, neşeli olmaya, gelen iyilikleri almaya izin veriyorum.

4-SEVİYORUM

Hayatı karanlık ve aydınlık yanlarıyla, insanları karanlık ve aydınlık yanlarıyla, kendimi karanlık ve aydınlık yanlarımla seviyorum.

5-SEÇİYORUM

Benim için doğru olanı, üzmeyeni, kırmayanı, içimi aydınlatanı, huzur vereni, yolumu kolaylaştıranı seçiyorum.

6-AFFEDİYORUM

Geçmişi bir yük olarak taşımamak için, kendimi özgürleştirmek için, kalbimi yormamak için affediyorum.

7-DAVET EDİYORUM

Hayatıma daha fazla bilgeliği, anlayışı, eğlenceyi, seyahati, yeni dostlukları, heyecan verici deneyimleri davet ediyorum.

8-ŞÜKREDİYORUM

Bazen olanlara, bazen iyi ki olmayanlara, görebildiğim ve göremediğim güzelliklere şükrediyorum.

9-SERBEST BIRAKIYORUM

Gitmesi gerekenleri, bitmesi gerekenleri, süresi dolanları yenilere yer açması için serbest bırakıyorum.

10-İNANIYORUM

Mucizelere, korunduğuma, sadece doğru olanın hayatıma geldiğine ve doğru olmayanın kendiliğinden gittiğine inanıyorum.
 

ÖMRÜMÜN İLKLERİNDEN


       
         Beraber çalıştığımız arkadaşım, kızım Büşra Fırtına ile değerli eşi Murat Gökdoğan 07.04.2017 tarihinde Nilüfer Nikah Dairesinde evlendiler. Büşra benden şahidi olmamı istedi.  Ömrümde ilk defa nikah şahidi oldum. Nikah masasına 3. oturuşumdu. Masanın bu yanında duygular daha başkaymış. Sevindim, mutlu oldum, Büşra'nın heyecanını içimde duydum. Mutluluklar diliyorum.