12 Haziran 2014 Perşembe
OPTİMUM DENGE MODELİ
Tamer Dövücü'nün kitabı "Optimum Denge Modeli" ni yeni okumaya başladım. Mayıs ayında Altın Kitaplar yayınevinden çıkmış. Sevdiğim bir kitapçıyı gezerken gördüm. Kapağındaki üç sözcük kitabı almama neden oldu.
"BİLMEK . YAPA-BİLMEK . OLMAK"
Birçok şey biliyoruz. Yaşam içinde öğreniyoruz, ama öğrendiklerimizi hayatımıza geçirebiliyor muyuz?
Ben birçoğunu hayatıma geçiremiyorum ya da sadece kısa bir zaman uygulayabiliyorum. Yani bu konuda kendimden şikayetçiyim.
Sonuç olarak kitabı üzerinde ki bu üç sözcük yüzünden aldım. Umarım kendimi, hayatı ve insanlığı anlamamda yardımcı olur. Yeni şeyler öğrenirim.
Kitabın hemen başındaki üç cümleyi sizinle paylaşayım. Okudukça başka alıntılarda yaparım.
* Hayatı anlamak dışa yönelik bir yolculuktur. Bizi başarı, yaratıcılık ve alçakgönüllülüğe götürür...
* Kendini anlamak içe doğru bir yolculuktur. Bizi huzura ve aydınlanmaya götürür...
* İnsanı anlamak hem içe hem dışa yönelik bir yolculuktur. Bizi uyuma, mutluluğa ve bilgeliğe götürür....
6 Haziran 2014 Cuma
HOBİLER VE OĞLUM

13 yaşında dünya yakışıklısı bir oğlum olduğunu ilk yazımda yazmıştım. Ekin, sadece dünya yakışıklısı (diye diye oğluma nazar değdireceğim, allah korusun) değil, dünya tatlısı, sakin, efendi ve zeki bir çocuktur. Tabi ki yaşının gerektirdiği ufak tefek sorunları zaman zaman yaşasak da, hepsi halledilebilir ve gelir geçer şeylerdir diye düşünüyorum.
Her anne-baba gibi bizde tek
çocuğumuzun hayatta mutlu olması, iyi bir geleceğe sahip olabilmesi için
elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Yeni yeni konularla tanıştırıp, bunları
sevip sevmediğine, hobiye dönüşüp dönüşmeyeceğine bakıyoruz.
Mutlu olabilmenin, biraz da sağlıklı
güzel hobilere sahip olmakla mümkün olabileceğine inanıyorum. Küçük yaşta
edinilen hobiler insanın başka insanlara ihtiyaç duymadan, kendi ile barışık
zaman geçirebilmesini, bir konudan diğerine merak salınarak, derinleşmesini
sağlar. Sonunda başka insanlara anlatabileceğimiz, aynı meraklara hobilere
sahip insanlarla iletişime geçebileceğimiz ortamlar oluşur.
Çevremde hobileri olan
insanlar o kadar az ki. Hobileri olan insanlara hemen bir yakınlık duyuyorum.
Konuları ne olursa olsun. Yeter ki bir konuda çalışsınlar, bir şeyler
üretsinler, onları yaparken mutlu olsunlar,
okusunlar, konu hakkında bilgi sahibi olsunlar, paylaşsınlar.
Bu düşüncelerim ışığında
oğluma bir sürü kapı açmaya çalıştık. Resim kursuna, yüzmeye, buz
patenine, piyano kursuna, bateriye ve son olarak da eskrime gönderdik.
Yukarıda yazdığım zamanlar kesintisiz
zannedilmesin. Hepsi ara ara devam edebildi, toplam sürelerini yazdım. Hiç
birine çok ilgi duymadı. Hobiye dönüştürmedi. Yani henüz aradığımız ilgi
alanını bulamadık, çalışmalarımız devam ediyor.
Eskrime 2 yıldır devam ediyor.
Fazla itiraz etmeden gidişinden, eskrimi seviyor sonucunu çıkartıyorum. Şu ana
kadar olan turnuvalara katılmak istememişti. İlk defa bu sefer, 06 - 08 Haziran
014 tarihleri arasında Çanakkale’de düzenlenecek olan Süper Minikler ve
Minikler Epe Flöre Türkiye Şampiyonasına katılmak istedi. Şimdi öğretmeni ve
antrenörü Uğur Hocamız ve bir arkadaşı ile birlikte yoldalar. Çanakkale’ye
gidiyorlar.
Bu bizim içinde, Ekin içinde
bir ilk. İlk defa 1. Derece akrabası olmayan kişilerle bir yolculuğa çıkıyor,
ilk defa bizden ayrı bir gece geçirecek. Yarın dönecek. Çok heyecanlıydı.
Umarım çok güzel anılarla döner.
4 Haziran 2014 Çarşamba
GEÇEN AYIN ŞİİRİ
Yerin seni çektiği kadar ağırsın,
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın, ...
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin,
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün,
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna; ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
Gülebildiğin kadar mutlusun.
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,
Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar inansın.
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer;
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret,
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın.
Unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın,
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..
İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak,
Bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir,
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli,
Bebek ağladığı kadar bebektir.
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
Sevdiğin kadar sevilirsin...
Gülebildiğin kadar mutlusun.
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,
Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar inansın.
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer;
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret,
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın.
Unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın,
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..
İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak,
Bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir,
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli,
Bebek ağladığı kadar bebektir.
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
Sevdiğin kadar sevilirsin...
Can
Yücel
Kaydol:
Yorumlar (Atom)

